Ana Sayfa
· Taşdevri Diyeti
· Metrik Ölçülerin doğuşu
· Su, İnsan Sağlığı İçin Hayati Öneme Sahiptir
· KARMA YEM SANAYİ ve GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR (GDO)
· Evcil Hayvanlarda Gebelik Süreleri
· Yumurtadan Civciv oluşumu - gün gün kuluçka
· At ve Tay
· Vitamin B12 ve Bellek
· Melamin ve Gıdalar !
· Sütün Önemi ve Besleme
· Çocuklarınız ne yiyor?
· GMO Pirinçte İnsan Geni Var!
· Soğuk Hava Muhafazası
· Küresel Isınma - Hayvancılık - Metan
· Kahvaltı Tabağındaki Beyaz Zehir !
· Nişastanın Jeletinizasyonu
· Küresel Isınma, Su kaynakları ve Tarım
· Bağışıklık Sisteminin Yapısı
· Bozulabilir Gıdalar için Depolama Koşulları
· Gıda Katkı Maddeleri
· Çocuk ve gençler kötü besleniyor
· Omega-3 : 6 dengesi çok önemli
· Yoğurdun standardı niye değişti?
· Türkiyenin Yoğurtları
· Gıda güvenliğinden Tarım Bakanlığı sorumlu
· Yoğurtta protein kavgası
· TÜRKİYENİN EKONOMİK KRİZDEN ÇIKMASINDA ZİRAATİN ÖNEMİ-H.OKAN BALCIOGLU
· Damacana ve Pet Şişelerde Yer Alan Numaraların Anlamı Nedir?
· Aç kalmak kilo aldiriyor - Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
· Folik Asit Ne İşe Yarıyor?
· GDO NUN SOSYAL, EKONOMİK, POLİTİK VE DİNİ BOYUTU
· Dioksin hakkında detaylı bilgi
· Trans Yağlar ve Zararları
· Altın Oran ve Doğadaki Matematik
· Çocuklarınıza süt içirmeyin!
· Kolesterol ilaçları...???
· Kolesterol nasıl düşer...
· GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR (GDO): SON MU, SONSUZLUK MU?
· Tavuk eti Hormon Kargaşası...
· Dünya Nüfus artışı ve bunun Tarım ve İklim değişimleri üzerindeki etkileri
· Piliç Eti ve Tüketimi Üzerine TV Sohbeti (Prof.Dr.H.R.Kutlu-Video)
· Kortizol-Stres-Obezite
· Bazı Hayvanlara ait Fizyolojik Veriler
· Hayatta hiç birşey belirgin ve net değildir...
· Sürek Avı
· Tez mi Danışman mı?
· Hayata Yön Veren Özlü Sözler
· Anılarla Zootekni Bölümü
· Çocuk ne yaşıyorsa onu öğrenir
· Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?
· İtibar ve Karakter
· Dengeler
· Gözden Kaçmayan Küçük Şeyler!
· Sıradışı Olmak
· İnsan Nedir?
· Patates, yumurta ve kahve
· Niçin fakiriz?
· Nazım Hikmet ve Sanat
· Mevlana ve Hacı Bektaş Veli
· Hayvanlar aleminden şaşırtıcı bilgiler
· Bir fincan kahve içer misiniz?
· Birinin Hayatında Fark Yaratın (pps)
· Seçme Atasözleri
· Piliç karşıdan karşıya niçin geçer?
· Profesör ve Seyis
· Çoban ve Yabancı
· Rejimler ve İnekler
· Bizim Kuşak (pps)
· Dostlar Irmak Gibidir (pps, sesli)
· Kazlar (pps)
· Kibrit Çöpünün Hikayesi (pps)
· Mercedes ve İnek (pps, sesli)
· Yönetici (pps)
· Zengin - Fakir Ülke (pps)
· Avrupa-Italya-Türkiye
· Motivasyon ve Başarı için 20 ipuçu...
· Hayat; Nietszche den seçme şiirler
· İki şey
· Yönetim Dersleri
· Stanford Üniversitesinin Kuruluş Hikayesi
· Bir Şiir ve Bir Aşk Hikayesi - Hıncal Uluç
· Prof.Dr.Osman Altuğ- Vali Recep Yazıcığlu anısına
· Müsait olunca beni sever misin?
· Steve Jobs?ın ünlü Stanford konuşması
· Sürek Avı
· Steve Jobsun son yazısı
· Kağıt Bardak...
· Atatürk e bir de bu açıdan bakın...
· Leonardo Da Vinci İş Başvurusu - Özgeçmiş/Özgelecek
· “Sizleri Bir Kıvılcım Olarak Yolluyorum”
   FAYDALI LİNKLER
  ZİYARETÇİ SAYILARI
Online 981
Günlük 0
Aylık 0
Yıllık 0
Genel Toplam 0
KAYBOLAN ARILARIN SIRRI...

Metin Münir
(1 Nisan Cuma 2011 )
·
·
·
·
·
·
·
·
·
·
Kaybolan arıların sırrı
Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde arılar kitle halinde kayboluyor.  Bir sabah içi bal dolu kovanlardan çıkıyorlar ve bir daha geri dönmüyorlar. Arkalarında neden geri dönmemiş olabileceklerine dair hiçbir ipucu bırakmıyorlar. Ne ölüleri bulunuyor ne de başka bir yere göç ettiklerine dair emare...
Bu endişe verici bir gelişmedir çünkü arılar doğadaki en önemli görevlerden birini yapıyorlar. Bu görev döllendirmedir.
Bir kovanın arıları günde yüz bin çiçek döllendirir. Çiçekten çiçeğe dolaşırken erkek polenlerle dişi polenleri buluşturur. Bu buluşmadan tohum, meyve meydana gelir.
Nasıl erkek olmadan kadın hamile kalamazsa, arı olmadan da birçok bitki çoğalamaz. Meyve, sebze, yenilebilir otlar, çiçekler ve fındık ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin yüzde sekseni arılar tarafından döllenir.
“Yediğimiz üç sokumdan birini arılara borçluyuz” diyor bir uzman.
Albert Einstein’in birçok konuda olduğu gibi bu konuda da klasikleşmiş bir lafı var: “Eğer arı yeryüzünden kaybolursa en fazla dört yıl sonra insan da kaybolur. Arı yoksa döllenme yoktur, döllenme yoksa insan yoktur.”
Arıların neden kaybolduğunu öğrenmek için Amerika Birleşik Devletleri’ne gideceğiz. Arılar 2007’de birdenbire burada kaybolmaya başladı. Bazı yerlerde yüzlerce kovan birdenbire boşalıyordu. Pennsylvania eyaletinde arılar bir günde bir arıcının üç bin kovanını birden terk etti.
Amerikalı arıcılar ortalığı velveleye verince diğer ülkelerdeki arıcılardan da ses gelmeye başladı. Fransa’dan Japonya’ya, Türkiye’den İngiltere’ye sayısız ülkede benzer kayıplar olduğu ortaya çıktı.
Bilim adamları bu esrarengiz yok oluşa Koloni Çöküş Sendromu adı verdiler. (Bir kovan grubunun meydana getirdiği arılara koloni denir.) Birçok suçlu incelendi: Parazitler, bakteriler, genetiği ile oynanmış bitkiler, arıların yön bulma organlarını etkilemesi mümkün cep telefonları, sırayla sanık sandalyesine oturtuldu. Ama suçlu bunların arasında değildi.
Diğer bütün olası nedenler elendikten sonra gözler yavaş yavaş Amerika’nın tarımdan çok endüstriye benzeyen, mono-culture denilen, tek ürün ağırlıklı üretim tarzına çevrildi.
Çünkü organik tarım yapan yerlerde, doğal haline bırakılmış arılarda bir sorun yoktu. Kayıplar “gezgin” diye tarif edilen, her yıl döllenme görevi yapmak üzere tek ürün üretim bölgelerine taşınan arılarda yaşanıyordu.
ABD’de mono-culture küçük ülke büyüklüğünde alanları tek bitkiye, örneğin badem veya kiraza, tahsis etmek demektir. Buralarda başka bitkilerin yaşamasına izin verilmez onun için buralarda yılda sadece birkaç hafta dışında çiçek yoktur. Çiçek olmadığı için de arı yoktur.
Her yıl ilkbahara doğru, TIR’lara yüklü kovanlarda milyarlarca arı, ABD’nin birçok eyaletinden tek ürün bölgelerine taşınır.
Florida arıcıları şubat ayının sonundan başlayarak arılarını yükleyip Kaliforniya’nın dev badem ve narenciye plantasyonlarına götürürler. Dört bin kilometreden uzun olan yolu kat etmek bir hafta kadar sürer.
Mart ortalarında arılar Florida’ya geri getirilir. Mayısta Kanada hududundaki kiraz plantasyonları için yeniden yola çıkılır.
ABD’deki arıcılar gelirlerinin yüzde yetmişini baldan değil arılarını bu şekilde çalıştırmaktan kazanıyor. Amerika’nın yeni köleleri arılardır.
İşte bu çalışmadan döndükten sonradır ki arılar ortadan kayboluyor.
“Kaliforniya’ya götürdüğüm arılar geri geldikten birkaç hafta sonra kaybolmaya başlıyor” diye konuştu bir arıcı. “Florida’da bıraktıklarımda hiçbir şey yok.”
Ama neden? Yarın anlatacağım.
 
Metin Münir
(2 Nisan Cumartesi 2011 )
Kaybolan arıların sırrı çözüldü
Yıllık ortalama 1,7 milyon ton civarındaki dünya badem ürününün yüzde sekseni ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki dev çiftliklerden alınır.
İki buçuk milyon dönümlük bir alanı kapsayan bu çiftliklerde arı yaşamaz. Çünkü buralarda ağaçlar birkaç hafta çiçek açar. Başka bitkilerin yaşamasına izin verilmediği için bu kısa dönem dışında çiçek yoktur.
Arılar çiçeklerden beslenir. Onun için bademliklerde barınmaları mümkün değil. Bu nedenle ilkbaharda oralara başka yerlerden arı getirilmesi lazım ki çiçekleri döllenebilsin ve ağaçlar badem versin.
Şubat ayının sonlarına doğru badem çiçeklerini döllendirmek üzere arılar TIR’larla Kaliforniya’ya taşınır. ABD’de iki küsur milyon arı kovanı var. Bunların yarısı bu hicrete katılır. Çiçek mevsiminden sonra arılar binlerce kilometre yol kat edip üslerine geri götürülür.
Badem gibi mono-culture yani tek ürün tarımı uygulanan her yerde durum aynıdır.
Tek ürün bölgelerinin bir başka özelliği daha var. Plantasyonlarda hastalık orman yangını gibi çabuk yayıldığı için büyük miktarda sinek ve böcek öldürücü kimyasal kullanılır. Ağaçlar havadan ve yerden sürekli kimyasallarla yıkanır.
Bitkisel kimyasalların atası Almanlar tarafından keşfedilen ve Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılan kimyasal silahlardır. Savaştan sonra kimyasal silah üreticileri fabrikalarını kapatmak için ürünlerine sivil alanda kullanım sahası aradılar. Tarımı buldular. İnsanları öldürmek için icat edilen formüller sinek ve böcek öldürmek amacıyla tarımın hizmetine sunuldu.

Piyasaya yeni ilaçlar sürüldü
İnsanları saymazsak, bundan en çok ilaçlanmış, yani zehirlenmiş bitkilerden bal ve polen toplayan arılar etkilendi. İlaçlanmış çiçeklere konan arılar şaşkın ve zihni bulanık sarhoşlar gibi yalpalamaya başlıyorlardı. Sürekli üstlerini temizlemeye çalışıyorlar, sonra düşüyor, bir daha kalkamıyorlardı.
Şikâyet üzerine kimya şirketleri 2003’te piyasaya yeni tarımsal ilaçlar sürdü. Bunlar sadece belli böcekleri öldürecek ama arılara zarar vermeyeceklerdi. Gerçekten arılar ilaçlı çiçeklere temas ettikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarına devam ettiler.
Ama üslerine geri döndükten sonra kovanları terk etmeye ve dönmemek üzere ortadan kaybolmaya başladılar. Bilim insanları hem arılarda hem de kovanlarda yüksek miktarlarda “zararlılara” karşı kullanılan kimyasal buldu. Bir Amerikan üniversitesi yirmiden fazla değişik kimyasal tespit etti. Ve şu ortaya çıktı:
Yeni böcek ilaçları arıları hemen öldürmüyor, sinir sistemlerini yavaş yavaş tahrip ediyordu. Hafıza kaybına neden oluyorlar ve arının yön bulma yeteneğini yok ediyorlardı. Arılar kovanlarına dönemiyorlar çünkü yolu bulamıyorlar veya hatırlamıyorlardı.
Kimyasal kullanılan yerlere götürülen koloniler çöküyordu. Yerinde, normal koşullarda bırakılanlara ise hiçbir şey olmuyordu. Çözüm basit gibi görünüyor ama değil. ABD’de çıkar lobilerinin büyük siyasi gücü vardır ve kimya şirketleri çok güçlüdür. Önlem alınmasını önlüyorlar. Arılar ölüyor, kimyasallar ise serbestçe ve bol bol satılmaya devam ediyor.
Arı darlığı başlayınca Avustralya’dan Kaliforniya’ya jumbo jetlerle kovan taşınmaya başlandı. Bilim adamları da kendi kendine döllenen bir badem cinsini mükemmelleştirmeye çalışıyor.
İtalya, Fransa ve Slovenya’da ise bazı kimyasallar yasaklandı. Bizde yasaklanmadığını söylememe bilmem gerek var mı? Demek ki arıların neden ortadan kaybolduğu sır değil. Sır olan paragöz insanın nasıl bu kadar aptal olabileceğidir. (Not: Bu yazının birinci bölümü dün yayımlanmıştı.)
Ama belki bu da sır değil.
Einstein kâinatta sonsuz olan tek şeyin insan aptallığı olduğunu söylememiş miydi?

DİĞER HABERLER

Web sitemiz yenilendi

Web sitemiz yenilendi

Web sitemiz yenilendi

Web sitemiz yenilendi

Web sitemiz yenilendi www.zootekni.org

Web sitemiz yenilendi www.zootekni.org

Web sitemiz yenilendi www.zootekni.org

Web sitemiz yenilendi www.zootekni.org

Güncelleme

Güncelleme

"TAVUKÇULUK BİLİMİ" Kitabı Dijital baskısı çıktı..

"TAVUKÇULUK BİLİMİ" Kitabı Dijital baskısı çıktı..

  ALTIN SPONSOR

  SPONSORLARIMIZ
  ÜYE GİRİŞİ
  KÜÇÜKBAŞ
  BÜYÜKBAŞ
  KANATLI
  HAYVAN BESLEME VE YEM
  • SİLAJ EL KİTABI 
  • BESLEME-ÜRÜN KALİTESİ İLİŞKİSİ 
  • İNSAN-HAYVAN BESLENMESİ ETKİLEŞİMİ 
  • RASYONDA HAMMADDE KULLANIM SINIRLARI 
  • SÜT İNEĞİ RASYONLARINDA KABA YEM KULLANIM SINIRLARI 
  • RASYON KATYON-ANYON DENGESİ 
  • ASİT-BAZ DENGESİ 
  • GENEL HAYVAN BESLEME DERS NOTU 
  • Hayvan Beslemede Temel Besin Maddeleri ve Önemleri  
  • KANATLI HAYVAN BESLEME DERS NOTU_2023 
  • KANATLILARDA DENGELİ BESLEME ve ÖNEMİ 
  • RUMİNANTLARDA DENGELİ BESLEME ve ÖNEMİ 
  • YEM GÜVENLİĞİ-AVRUPA BİRLİĞİ MEVZUATI 
  • YEM DEĞERLENDİRME VE ANALİZ YÖNTEMLERİ-2024 
  • PAMUK TOHUMU KÜSPESİ 
  • Kanatlı Sektöründe Performans Arttırıcıların Türkiye?deki Durumu ve ... 
  • Yüksek Verimli Süt İneklerinin Beslenmesinde Dikkat 
  • TMR Yem Besin Madde İçerikleri Tablosu 
  • BÜYÜK ve KÜÇÜKBAŞ HAYVAN BESLEME Ders Notu (Prof.Dr. Murat Görgülü) 
  • RASYON HAZIRLAMA PROGRAMLARI-Deneme Versiyonları (Prof.Dr.Murat Görgülü) 
  • HAYVAN BESLEMEDE SON GELİŞMELER 
  • Çiftlik Hayvanlarında Yeme Bağlı Toksikasyonlar 
  • Kanatlı Beslemede NSP Gerçeği 
  • NRC-2001 Bazı Yemlerin Besin Madde İçerikleri 
  • Süt Sığırlarının Performansları Üzerine Sıcaklık Stresinin Etkisi ve Çözüm Yolları 
  • Süt Sığırlarında Dönemsel Besleme ve Önemi 
  • METABOLİK ENERJİ HESAPLAMA FORMÜLLERİ 
  • Çiftlik Hayvanlarının Beslenmesi_40 Temel Özellik 
  • Rasyon Dersi Yem Matriksi (2017) 
  • Kaba Yemlerin Besin Madde Analizi_NIR Teknolojisi 
  • KARMA YEMDE PELET KALİTESİ 
  • ZEYTİN YAĞI SANAYİ ARTIĞI- PİRİNA 
  • Karma Yem Sektörü ve Yatırım Fizibilitesi 
  • Türkiye’de Yem Üretimi Hedefler ve Potansiyel Problemler 
  • TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR 
  • Kanatlı Beslemede Güncel Çalışmalar ve Gelecek için Öneriler 
  • Karma Yem TSE Normları 
  • Süt İnekleri için Rasyon Hazırlamada 20 Temel Prensip 
  • Buzağılarda Besleme ve Bağışıklık İlişkisi 
  • Etlik Piliçler ve Yumurtacı Tavuklar için Rasyon Hazırlamada Temel Prensipler 
  • Karma Yemlerde Pelet Kalitesi ve Optimizasyonu  
  • Pratik Keçicilik; Besleme-Üreme 
  • Gıda Olarak Tüketilmeyen Hayvansal Ürünlerin Kalitesi Üzerine Beslemenin Etkisi 
  • Rasyon Bileşiminin ve Fiziksel Formunun Etlik Piliçlerde Et Kalitesi Üzerine Etkileri 
  • Peletleme El Kitabı 
  • Yem Katkı Maddeleri-Kitap Bölümü 
  • Buzağılarda Besleme ve Bağışıklık İlişkisi_2023 
  • SÜT SIĞIRLARINDA KURU DÖNEM BESLEMESİNDE RASYON KATYON-ANYON DENGESİ 
  • BUZAĞI BESLEMESİNDE KOLOSTRUM ve ÖNEMİ, ERGİN DÖNEM ÜRÜN MİKTARI, KALİTESİ VE SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ 
  • SÜT SIĞIRLARINDA KORUNMUŞ BESİN MADDELERİNİN KULLANIMI; SÜT VERİMİ, SÜT KALİTESİ, HAYVAN SAĞLIĞI VE ÜREME PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİLERİ 
  •   TÜRKİYE TARIMI
      TÜRKİYE HAYVANCILIĞI
      BİYOMETRİ-GENETİK
      SAĞLIK ve SAĞLIK KORUMA